Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlığı
Yumurta Toplamada Genel Anestezi
Tüp Bebek Tedavisi Başarısı
Tedavi Sürecinde Yaşanabilecek Olumsuzluklar
Tüp Bebek Tedavisinde Yenilikler
Embryo Transferi Sonrası İstirahat
Tüp Bebek Tedavisinde Kan Sulandırıcılar
Tüp Bebek Tedavisinde Anti-Oksidanların Yeri
Embryoskop
Azospermi Tedavisinde Yenilikler
Tüp Bebek Tedavisi İlaçları ve Kanser Riski

Kadınların sosyal ve iş hayatta daha aktif rol üstlenmeleri evlenme ve annelik yaşının daha geç yıllara ertelenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle günümüzde geçmişe oranla üreme sağlığı konusunda tedavi ihtiyacı duyan çift sayısının artmasına neden olmaktadır. Ülkemizdeki tüm doğumların %2-3'ünün üreme sağlığı tedavilerinin sonucu geliştiği düşünülmektedir.

Kısırlık tedavisinde kullanılan ilaçlar sıklıkla vücuttaki bazı hormonların düzeylerini arttırarak etki göstermektedir. Kadın genital sistemine ait kanserlerin oluşmasında da bu hormonların etkisi bilindiği için teorik olarak bu ilaçların kanser riskini arttırabileceği düşünülmektedir. Ancak bu kanserlerin ilaçlarla olan ilişkileri net olarak ortaya konulamamıştır. Son yıllarda kısırlık ilaçlarının kullanımının rahim, meme ve yumurtalık kanseri üzerine etkilerini inceleyen birçok bilimsel araştırma yayınlanmasına rağmen, literatür hala çelişkili veriler içermektedir.

Teorik olarak ilaç kullanımına bağlı yükselen östrojen hormon seviyelerinin meme, rahim ve yumurtalık kanseri riskini arttırması söz konusudur. Ancak diğer yandan hayatı boyunca hamile kalmamak ve doğum yapmamak da bu kanserler için diğer bir risk faktörüdür. Dolayısıyla ilaç tedavilerinin arttırdığı riskin, hamilelik ve doğum ile dengelendiği düşünülmektedir. Üstelik kadın genital kanserleri anlık yükselen östrojen hormonundan ziyade devamlı yüksek seyreden ve diğer hormon olan progesteron hormonu ile dengelenmeyen östrojen seviyeleri ile gelişmektedir. Bu nedenle hayat içinde kısa bir süreyi kapsayan tüp bebek tedavilerinin bu riski ne kadar arttıracağı da diğer bir soru işaretidir. Ancak ailesinde meme ve yumurtalık kanseri açısından yüksek risk bulunan kadınlarda tedavinin güvenirliği hakkında ciddi kaygıların olduğu da bilinmektedir.